YİTİK BİR DEĞER: UHUVVET

 Uhuvvet-Kardeşlik

(Bu yazıda temel kaynak Risale-i Nur kÜlliyatı'ndan 22. Mektub(Uhuvvet Risalesidir) 


        
Arapça bir kelime olan uhuvvet; kardeşlik, din kardeşliği, samimi dostluk anlamına gelir.(1)

        Dinimizde bütün müslümanlar kardeş olarak kabul edilmiştir. Hatta din kardeşliği soy kardeşliğinden de öte bir öneme sahiptir. Peygamber Efendimizin içinde bulunduğu saadet asrına baktığımızda bunun açık delillerini görebiliriz. Dini uğruna,ana-baba ve kardeşleriyle karşı karşıya gelen, hatta savaşan müslümanlar her şeye rağmen dinlerini terk etmemişlerdir.Bu da din bağının soy bağından kat kat üstün olduğunun bir göstergesidir.

       Dinimizin bu konuya çok önem vermesine rağmen, mü’minlerin-müslümanların, bu konuda gerekli hassasiyeti göstermemesi de irdelenmesi gereken çok önemli bir durumdur.

       Uhuvvetin (kardeşliğin) olmadığı yerde adavet ( düşmanlık) boy gösterir. “Biz” duygusu yerine “Ben” duygusu hakim olur. Böylece bencil, başkasını düşünmeyen, menfaati için “kardeşinin” zarar görmesine göz yuman biri haline gelebiliriz.

        Atalarımız def-i şer celb-i nef’a racihtir demişler.Yani kötüyü defetmek,ortadan kaldırmak, faydalıyı yapmaktan daha önemlidir. Bu yüzden uhuvvete, kardeşliğe, diğergamlığa zarar verecek hususları bilmek çok önemli bir husus olarak önümüzde duruyor.Bu hususlardan bazılarını ele almaya çalışacağız:

 

**Dinimizin Bu Konudaki Emir ve Tavsiyelerini Bilmemek: Kur’an-ı Kerim ve hadislerde Müslümanların birlikteliğinin önemine vurgu yapılmıştır:

        “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz.”(2)

        “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdar olandır.”(3)

       “Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın.”(4)  mealindeki ayetler mü’minlere çok önemli ikazlarda bulunuyor.

        “Birbirinize kızmayınız, birbirinize hasetik yapmayınız, birbirinize sırt dönmeyiniz(küsmeyiniz).Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.Hiç bir müslümana üç günden fazla müslüman kardeşine küsmesi helal olmaz”(5)

        “ Müslüman müslümanın kardeşidir.Ona haksızlık etmez, onu haksızlığa da bırakmaz”(5)

        “ Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe (tam bir şekilde) iman etmiş olamaz”(5) şeklindeki hadisler de bu konunun ehemmiyeti hakkında bilgi veriyor.Bu hususlar çok iyi anlaşılamadığı içindir ki, müslüman kardeşimizle basit şeylerden dolayı( Dünyevi bir mesele ne kadar büyük olursa olsun Uhrevi bir mesele yanında küçük ve basit kalır.Çünkü biri fani,geçici, diğeri ise baki,ebedi, kalıcıdır) bırakın 3-5 gün küs durmayı bazen aylarca, yıllarca konuşmuyor, barışmayacağımıza dair yeminler edebiliyoruz. Bu, Allah ve Peygamberine iman eden bir mü’mine kesinlikle yakışmaz.Şöyle güzel bir söz var. “Aslah tarik musalahadır- Yani en güzel yol barışmaktır”

 

**Hissi Davranmak: Bir din kardeşimizde bizce kusur olan bir davranışından dolayı hemen alakayı kesip, ona kin beslemek, düşmanlık göstermek gibi bir hataya düşebiliyoruz. Halbuki bir kişinin iyilikleri kötülüklerinden fazla ise o iyi bir kişidir..Bir kötülüğünden dolayı o şahsı “kötü bir insan” olarak ilan edemeyiz.Edersek de haksızlık etmiş oluruz.

 

**Aramızdaki Kuvvetli ve Kudsi Bağları Bilmemek: Öncelikle iman ve İslamiyet gibi ortak bağlarımız var.Bir mü’min kardeşimizin bazı hatalarını din-iman birlikteliğinin önüne koymak, sanki o kusur ve hatalar İslam’dan önemliymiş gibi davranmak bir müslümana yakışmaz.

        Mesela normal zamanda görmediğimiz, bilmediğimiz bir insanla aynı yerde askerlik yapsak hemşehrilik cihetiyle bir yakınlık hissederiz.Halbuki iman sayesinde elde ettiğimiz bir çok bağ var: Hepimiz aynı Allah’a inanıyor, aynı kıbleye yöneliyor, aynı peygamberi kabul ediyoruz. Aynı dine mensubuz.

        Alanı daraltacak olursak aynı vatanda, aynı şehirde, aynı belde veya köyde yaşıyoruz.

        Bizi birbirimize bağlayan bu kadar kuvvetli bağlar varken ufak- tefek  meselelerden dolayı müslüman bir kardeşinin aleyhinde bulunmak, onun kötülüğünü istemek, ona zarar vermek insani açıdan,vicdani açıdan,ahlaki açıdan doğru bir davranış değildir.

 

**Taassub: Müslüman toplum arasındaki en önemli sorunlardan biri de kendi gibi düşünmeyen, kendi gibi hareket etmeyen din kardeşini rahatça dışlaması, kendi fikri dışındaki düşüncelere kapalı olması, yani taasubtur.

       Allah herkesi farklı kabiliyet ve özelliklerde yaratmış. Kimseyi kendimiz gibi olmaya zorlayamayız.Herkesi aynı kıyafeti giymeye zorlayamayacağımız gibi, aynı fikri, aynı düşünce tarzını benimsemeye de zorlayamayız.

        Hele hele dine hizmet eden-ettiğini iddia eden-, kişi veya grupların birbiri aleyhinde bulunması, birbiriyle uğraşması acınacak vahim bir durumdur. İslamın özüne de aykırıdır.Bu nedenle daha açık olmak, insanlarla hangi fikre sahip olursa olsun görüşüp konuşmak birbirimizi daha iyi anlamaya, bilmeye, tanımaya vesile olur.Aksi halde aramızda düşmanlık gibi istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir.Hz. Ali’ye ait olan şu sözler bu durumu özetler mahiyettedir: “Kişi bilmediğinin düşmanıdır”(6)

“Saygı görmek istiyorsan anlayışlı ol”(7)

 

** Yanlış Davranışların Yaygınlık Kazanması: Gıybet, yalan, iftira, hile gibi olumsuz davranışların içimizde yaygınlaşması da müslümanlar arasındaki bağları zayıflatmaktadır. Bir ayette “ölmüş kardeşinin etini yemek”(8)  kadar çirkin kabul edilen, başkasının arkasından onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmak, yani gıybet etmek neredeyse normal bir davranış haline gelmiş.Yine hucurat suresinin 11. ayetinde alay etmek, birbirini kötü lakapla çağırmak yasaklandığı halde bizler sanki böyle ilahi emirler, nebevi ikazlar yokmuş gibi davranmaya devam ediyorsak- edebiliyorsak kendimizi ciddi şekilde gözden geçirmeli bu hususla ilgili dinimizin neler istediğini Kur’an ve sünnetten, hadislerden araştırmalı ve buna göre davranmalıyız.

Uhuvvet- muhabbet devam etsin,/ Adavet son bulup, bitsin.     

Selametle kalın.


Kaynaklar:

(1) Yeni Lügat- Abdullah Yeğin

(2)Hucurat Suresi 10. ayet

(3)Hucurat Suresi 13. ayet

(4)Al-i İmran Suresi 103. ayet

(5)Sahih-i Buhariden Dersler-Abdullah Feyzi Kocaer

(6)Edeb-üd Dünya ve’d Din

(7)Hz.Ali’den Özlü Sözler- Selim Gündüzalp,Ali Suad

(8)Hucurat Suresi 12. ayet

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !